<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Intercultural Network For The Highly Gifted &#187; Adonis</title>
	<atom:link href="https://www.interkulturellhochbegabte.de/category/adonis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.interkulturellhochbegabte.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 10:00:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>de-DE</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>SURİYE &amp; FRANSA: Adonis Çağı ve Şiirine Dâir</title>
		<link>https://www.interkulturellhochbegabte.de/suriye-fransa-adonis-cagi-ve-siirine-dair/</link>
		<comments>https://www.interkulturellhochbegabte.de/suriye-fransa-adonis-cagi-ve-siirine-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Nov 2023 23:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Cigdem Guel]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdullah Ezik]]></category>
		<category><![CDATA[Adonis]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ahmed Said Eşber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.interkulturellhochbegabte.de/?p=35897</guid>
		<description><![CDATA[<p>Courtesy of © Mariusz Kubik, CC BY 4.0 &#60;https://creativecommons.org/licenses/by/4.0&#62;, via Wikimedia Commons, 26.04.2022 12 Mayıs 2011: Krakov, Polonya. Soldan sağa: Hatif Janabi (* 1952) Iraklı bir şair, çevirmen ve yazardır. Polonya, Varşova&#8217;da yaşıyor. Ali Ahmed Said Eşber, (* 1930) Adonis adıyla da bilinen Suriyeli şair ve denemeci ve çevirmendir. Paris´te (Fransa) yaşıyor. Krakow, Poland, May [&#8230;]</p>
<p>Der Beitrag <a rel="nofollow" href="https://www.interkulturellhochbegabte.de/suriye-fransa-adonis-cagi-ve-siirine-dair/">SURİYE &#038; FRANSA: Adonis Çağı ve Şiirine Dâir</a> erschien zuerst auf <a rel="nofollow" href="https://www.interkulturellhochbegabte.de">Intercultural Network For The Highly Gifted</a>.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.interkulturellhochbegabte.de/wp-content/uploads/Adonis_and_Hatif_Janabi_Fot_Mariusz_Kubik__1.jpg" class="grouped_elements" rel="tc-fancybox-group35897"><img src="http://www.interkulturellhochbegabte.de/wp-content/uploads/Adonis_and_Hatif_Janabi_Fot_Mariusz_Kubik__1.jpg" alt="Adonis_and_Hatif_Janabi_Fot_Mariusz_Kubik__1" width="2048" height="1657" class="aligncenter size-full wp-image-35893" /></a></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 13px;"> Courtesy of © Mariusz Kubik, CC BY 4.0 &lt;https://creativecommons.org/licenses/by/4.0&gt;, via Wikimedia Commons, 26.04.2022 </span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 13px;"> 12 Mayıs 2011: Krakov, Polonya. Soldan sağa: Hatif Janabi (* 1952) Iraklı bir şair, çevirmen ve yazardır. Polonya, Varşova&#8217;da yaşıyor. Ali Ahmed Said Eşber, (* 1930) Adonis adıyla da bilinen Suriyeli şair ve denemeci ve çevirmendir. Paris´te (Fransa) yaşıyor.</span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 13px;"> Krakow, Poland, May 12, 2011: From left to right: Hatif Janabi (born 1952) is an Iraqi poet, translator and author. He lives in Warsaw, Poland. Ali Ahmad Said Esber (* 1930), also known by the pen name Adonis or Adunis, is a Syrian poet, essayist, and translator. He lives in Paris, France. </span></p>
<p>&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="color: #e01242;"><strong><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 94pt;"><br />
<span style="font-family: Verdana, Geneva;">Adonis </span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="color: #e01242;"><strong><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 50pt;"><br />
Ali Ahmed Said Eşber </span></strong></span></p>
<p>&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<a href="http://www.interkulturellhochbegabte.de/wp-content/uploads/Abdullah-Ezik2.jpg" class="grouped_elements" rel="tc-fancybox-group35897"><img src="http://www.interkulturellhochbegabte.de/wp-content/uploads/Abdullah-Ezik2.jpg" alt="Abdullah-Ezik" width="208" height="251" class="alignright size-full wp-image-35900" /></a><br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;" align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Yazan: Abdullah Ezik </span></p>
<p style="text-align: right;" align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> İstanbul &#8211; 26 Nisan 2022 </span></p>
<p>&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="color: #e01242;"><strong><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 40pt;"><br />
İnsanın Âyetleri: Adonis Çağı ve Şiirine Dâir </span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="color: #808080;"><strong><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Kurduğu şiir evreniyle coğrafyasını aşan çağdaş Arap edebiyatının dünyaca en büyük şairi kabul edilen Adonis’in şiiri üzerine bir inceleme yazısı.</span></strong></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Çok yazılmış, çok silinmiştir. İnsanoğlu kutsal kitaplar derecesinde kitaplar yazmaya hep meyletmiştir. Buna da en çok şiirle yaklaşmış, dizelerle kendinden geçmiştir. Her dizenin bir âyete dönüştüğü, her sözün kendine ayrı bir parantez açtığı şâirlerse yerlerini dünya döndüğü müddetçe ölümsüzler arasına yazdırmıştır. Bunlar içerisinde Adonis (Ali Ahmed Said Eşber) kendine yer açan özel isimlerdendir. Babasının kendisine ezberettiği dizelerle başlayan şiir yolculuğu uğradığı her şehirde, ülkede, medeniyette kendine yeni duraklar ekleyerek devam etmiştir. Lazkiye’den Paris’e uzanan bu yol, Adonis’le beraber sürekli değişmiş, farklılaşmıştır. </span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Şâirler ve şiir üzerine konuşmak, belki onlardan ilham alarak bambaşka evrenlere gitmek, yeni şeyler düşlemek&#8230; Her zaman okurun ruhuna değen metinler, özellikle şiirler, üzerine konuşmak ayrı bir önem taşımıştır. Adonis de bu anlamda özel ve içe işleyen bir isimdir. Onun şiiri üzerine konuşmak, dizelerinin düşündürdüklerini aktarmak özel bir haz vermektedir. Bunun üzerinden onun eserlerine, özellikle <em>Kör Kahin, Kudüs Konçertosu, Kan Kırmızısı</em>’na bakmak ayrı bir heyecandır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> “alnımı dayadığım pencereden dışarıyı seyrediyorum”<sup><a id="anker1" title="Zur Erläuterung" href="#fn1">[1]</a></sup></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Adonis, yaşayan büyük Arap şâirlerden. Arapça yazdığı şiirlerinde birçok farklı konuya değinir. İnsanı ve doğayı birbirine ekler. Şiirleriyle paylaştıkları sadece kendi coğrafyasını değil, bütün insanlığı ilgilendiriyor. Zaten onu “büyük” yapan da bu. Sözleri bir insan dilinden çok bir tanrı diline yakın. Olduğu yerden olmadığı yerlere doğru yönelen bakışı ve bakarken gördükleri onun şiire yaklaşımını bambaşka yapıyor. </span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Adonis’in dilinde günlük hayatımızın bütün parçaları bir bütünlük içinde şiire dönüşür. Bu şiire gücünü veren “dışarıyı seyreden şâir”in aynı zamanda bunları yaşamış olmasıdır. Onun beklediği sevgili, yolunu gözlediği kişi ve düşlediği şey, tüm bunların içinden belirir: </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;">“ambulanslar hâlâ gelip geçiyor (&#8230;)</span></p>
<p align="center"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> gece devam ediyor</span></p>
<p align="center"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> ciğerlerim simsiyah”</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Âhlardan ciğeri solan âşık portresi Divan şiirinden bilinen bir portredir Türk okur için. Birbirine yakın coğrafyalarda yüzyıllardır iç içe yaşayan halkların birbirine yabancı gelmeyen, üstelik konu “aşk” olduğunda daha da pekişen bu sembolizasyonu onun Türk okur tarafından benimsenmesini daha da kolaylaştırır. Hiç gelmeyen, gelmeyeceği bilinen ama özlemle beklenen bu sevgilinin buzlu camlara yansıyan hayali, âşığın umudunu daima canlı tutar. Bununla birlikte şâirin diline gelenlerse umutla kendine yol bulur. Ne olursa olsun aşk sonlanmaz, sevgi daima devam eder, kendini tekrarlaya tekrarlaya: <em>“seni çok sevdim / tıpkı seni tekrar bulamayacağımı / anladığımdaki kadar çok sevdim”</em></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Âşığın çilesi içinde gecenin yeri her medeniyet, her kültür, her coğrafya için aynıdır. Gece, koynunda nice acılar, sırlar, dertler taşır. Âşık içinde taşıdığını geceye fısıldar. Adonis de bunu yineler. Gecenin içine bir de denizi yerleştirir ve karanlığı koyulaştırır. Denizle gece birbirleriyle savaşırken bu görüntüden karanlık düşler çıkarır. Bunun içine kendisinin dolup taştığı hüzün eklenir, umutsuzluğa doğru yol alınır: <em>“deniz kudurmuş geceye saldırır durur”</em>. Ancak bu savaşın sonu olmadığı gibi bu çilenin de bitimi söz konusu değildir. Denizle gecenin buluşmasına başka şiirler ve duygular da, dağ da eşlik eder. Dağ, kendine bir beden inşa eder ve denizin o engin coğrafyasına doğru hareket etmeye başlar; çünkü bu devinim onları birleştirecektir. Adonis’in coğrafyası düşünüldüğünde iç içe geçen gece, dağ ve deniz üçlüsünün sırrı belirir. Suriye’de bir dağ köyü olan Lazkiye dünyaya gelen Adonis doğduğu doğayla hayal gücünü sürekli destekler: <em>“burası, Akdeniz ile Sierra Nevada arası”</em><sup><a id="anker2" title="Zur Erläuterung" href="#fn2">[2]</a></sup></span> Küçük yaşlardan itibaren çalıştığı tarlalardan, ormanlardan, dağ hayatından kendine kalanları şiirine taşır. Duygu dünyasında içe işleyen ve oldukça başarılı kullanılan bu imajlarda yaşadığı yerlerin etkisi vardır. Suriye’den Lübnan’a, oradan Paris’e uzanan hayatında şiirlerine ilave olan onlarca şey arasında böylelikle doğanın, Ortadoğu’nun ayrı bir yerinin olduğu hissedilebilir. Ancak onun yola çıktığı bu kaynak şâirin kendi modernizmine giden yolda ancak sürecinin bir parçası olarak kavranabilir. </span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Adonis’in şiirinin oluşmasında küçüklüğünden itibaren ezberlediği şâirlerin etkisi olmakla beraber metinleri aracılığıyla tanıştığı birçok ismin de etkisi vardır. Kendisi <em>Gırnataya On İki Kandil</em> isimli şiirinde hayalini gördüğü şâirleri sıralarken onun çizgisini meydana getiren isimlerin de bunlar olduğu anlaşılır: <em>“El-Hamra’ya çıkan şâirlerin / hayallerini görüyorum / Hugo, Gongorra, Jimenez, Rilke, Lorca, Armando Blasio Weldes’i işitiyorum”.</em> Birbirinden çok farklı coğrafyalarda doğup yetişmiş, bambaşka medeniyetlerin ve dillerin bunca şâiri kendileri gibi çok uzak bir yerden, Ortadoğu’dan bir şâiri meydana getirmiş, Adonis’e yol göstermişlerdir. Onun kendine ilham veren bu şâirlerden aldıkları ve şiirini oluştururken düşündükleri böylelikle bambaşka bir şiir zemini oluşturmuştur. Üstelik Arapça yazdığı bu şiirlerin içine insanlığın ortak kaderini ilave eder. Daha ilk insanda oluşan sancı ve dile gelememiş âyetler kendine yer bulur: <em>“yaratılışın Âdem’i hayal / uygarlığın Havva’sı el-Hamra/kırmızı kız”</em> Bu kırmızı kız, kendi rengini bütün insanlığa verir. Üstelik Latin şiirinin, Lorca’nın, İspanyolca’nın kızıl rengi ona siner. Ona kırmızı rengini verenin ne olduğuysa değinilecek ayrı bir mesele. Âdem ile Havva’nın cennette neyi keşfettikleri, (yasak bir meyve mi, yasak bir meyve olarak cinsellik mi) ise kırmızı üzerinden düşünülebilir. Cinselliğin ve yasağın rengi aynı zamanda düşlenen meyvenin de rengi. Onun bu koyu rengi kendini el-Hamra’da gösterir. Üstelik kelimenin köküyle de ayrı bir dilsel oyuna dönüşür. Tüm bunlara şiirlerin diğer halkalarında şarabın rengi, kûfi hattı, nesih vs. eklenir ve kadim coğrafya canlanıverir. Gırnata çağında doğmanın nasıl bir nimet olduğu bu çağın sahip olduğu zenginliğin dile gelişiyle ortaya çıkar. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> “bulutlara dokunmaktan korkma” </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Adonis’in çocukluğuna bakarken gördüğü ve kendini yabancı hissettiği ân, şiirinde yeni bir pencere açar: <em>“bir zamanlar olduğum çocuk uğradı bana / yabancı bir yüzle”</em><sup><a id="anker3" title="Zur Erläuterung" href="#fn3">[3]</a></sup></span> Artık o olamayan kişi, geçmişe dönemeyen ve ona biçim veremeyen, artık yeni bir tarih yazar, yeni bir söz ve âyet. Adonis de bu yola girer. Çocukluğun sancısı ve ulaşılamazlığı onu buna iter. Bu sefer dili geçmişe takılıp kalır. Başka bir şey sayıklayamaz. Hayalleri bu eksene odaklanıp durur. En nihayetinde bu zehrin içinde kaybolur. <em>“ey bir zamanlar olduğum çocuk, yaklaş / bizi birleştiren ne şimdi ve ne diyeceğiz / birbirimize” </em></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Arap şâir Adonis’in her şiiri insanlık ve insanın kendisi için yazılmış birer âyet gibidir. Onun diline gelen sözler eski bir caminin kubbesini süsleyen kûfi yazının güzelliği kadar içe işler. Bundan kurtulmak ve Adonis coğrafyasından sıyrılmak pek kolay değildir. İşte bu yüzden onun inşa ettiği bu şiir evreni her geçen gün daha da büyür. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> &#8211; Son &#8211; </span></p>
<p>&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 16pt;"> Dipnotlar ve Kaynakça </span></strong></span></p>
<p style="text-align: left;" align="center"><span style="font-size: 12pt;"><a href="#anker1">[1]</a> </span><strong> Adonis </strong>: Adonis, “Gece Seni Saklıyor” </p>
<p style="text-align: left;" align="center"><span style="font-size: 12pt;"><a href="#anker2">[2]</a> </span><strong> Adonis </strong>: “Gırnataya On İki Ki Kandil” </p>
<p style="text-align: left;" align="center"><span style="font-size: 12pt;"><a href="#anker3">[3]</a> </span><strong> Adonis </strong>: “İlk Söz” </p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Abdullah bey´in bu yazısı ilk kez 07 Mart 2018 tarihinde &#8222;Artful Living&#8220; web sitesinde paylaşılmıştır.</span></p>
<p align="left"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: roboto, verdana, arial, helvetica; font-size: 16px; color: #0000ff;"> <a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/insanin-yetleri-adonis-cagi-ve-siirine-dir-i-14952" target="_blank">https://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/insanin-yetleri-adonis-cagi-ve-siirine-dir-i-14952</a></span></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> Bu yazı ve özel fotoğraf, Istanbul´da yaşayan Abdullah Ezik beyin izniyle yayınlanmıştır. Abdullah beye çok teşekkür ederiz. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 16pt;"> Yazar hakkında </span></strong></span></p>
<p align="left"><span style="font-family: roboto,verdana,arial,helvetica; font-size: 16px;"> ABDULLAH EZIK: 1995, İstanbul doğumlu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi&#8217;nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. IAN Edebiyat, SabitFikir, EdebiyatHaber  gibi yerlerde yazı ve söyleşileri yer aldı. Şiir, öykü ve deneme türlerinde farklı yerlerde eserleri yayımlandı.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="left"><span style="font-family: Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 16pt;"> Intercultural Network For The Highly Gifted </span></strong></span></p>
<p align="left"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: roboto, verdana, arial, helvetica; font-size: 16px; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.interkulturellhochbegabte.de" target="_blank">https://www.interkulturellhochbegabte.de</a> </span></span></p>
<p>&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
<p>Der Beitrag <a rel="nofollow" href="https://www.interkulturellhochbegabte.de/suriye-fransa-adonis-cagi-ve-siirine-dair/">SURİYE &#038; FRANSA: Adonis Çağı ve Şiirine Dâir</a> erschien zuerst auf <a rel="nofollow" href="https://www.interkulturellhochbegabte.de">Intercultural Network For The Highly Gifted</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.interkulturellhochbegabte.de/suriye-fransa-adonis-cagi-ve-siirine-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
